+90 (0212) 290 62 77 (pbx)

Adres: Giz 2000 Plaza, Ayazağa yolu, No:7 Kat:12 34398 Maslak - İSTANBUL

Telefon: +90 (0212) 290 62 77 (pbx) - Mail: lawyers@basalan-law.com.tr

Kollektif Şirketler Yasal Düzenlemeler

sunum-teknikleri

Kollektif Şirketler Yasal Düzenlemeler
BİRİNCİ KISIM
ŞİRKETİN MAHİYET VE KURULUŞU

A) TARİFİ
MADDE 153 – Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek maskadiyle hakiki şahıslar arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin mesuliyeti şirket alacaklarına karşı tahdid edilmemiş olan şirket, kollektif şirkettir.
B) MUKAVELE
II – ŞEKLİ
MADDE 154 – Kollektif şirket mukavelesi yazılı şekle tabidir; şu kadar ki; mukaveledeki imzaların noterce tasdikı da şarttır.
II – İHTİVA EDECEĞİ MECBURİ KAYITLAR
MADDE 155 – Kollektif şirket mukavelesine aşağıda sayılan hususların yazılması mecburidir.
1. Ortakların ad ve soyadlariyle ikametgâhları ve tabiiyetleri;
2. Şirketin kollektif olduğu;
3. Şirketin ticaret ünvanı ve merkezi;
4. Şirketin mevzuu;
5. Her ortağın sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği para miktarı, para mahiyetinde olmıyan sermayenin değeri ve bu değerin ne suretle biçilmiş olduğu, eğer şahsi emek bahis konusu ise bu emeğin mahiyet ve şümulü;
6. Şirketi temsile salâhiyetli kimselerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı, yoksa birlikte mi imza koymaya mezun oldukları.
Ortaklar emredici hükümlere aykırı olmamak şartiyle şirket mukavelesine diledikleri kayıtları koyabilirler. Şu kadar ki; şirket mukavelesinde şirket mevzuunun hudutlarının açıkça gösterilmiş olması şarttır.
III – NOKSANLIKLAR
MADDE 156 – Mukavelesi kanuni şekilde yapılmamış veya mukaveleye konması mecburi olan kayıtlardan biri veya bazıları eksik yahut hükümsüz olan bir kollektif şirket, âdi şirket hükmünde olup hakkında 158 inci madde hükmü mahfuz kalmak şartiyle Borçlar Kanununun 520 – 541 inci madeleri tatbik olunur.
14 üncü madde hükmü mahfuzdur.
C) TESCİL
I – MÜKELLEFİYET
MADDE 157 – Kollektif şirketi kuranlar buna ait şirket mukavelesinin noterlikçe tasdikli bir suretini tasdik tarihinden itibaren on beş gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline tevdi ile şirketin tescilini talebetmeye mecburdurlar. Suret, sicil dairesince saklanır ve 155 inci madde gereğince mukaveleye konması mecburi olan kayıtlar ile kanunun emreylediği diğer hususlar ticaret siciline tescil ve ilân olunur.
II – MÜKELLEFİYETİN YERİNE GETİRİLMEMESİ
MADDE 158 – Tescil mükellefiyeti yerine getirilmeksizin şirket namına işlere başlanmış olduğu takdirde ortaklar giriştikleri işlerden dolayı üçüncü şahıslara karşı müteselsilen mesuldürler.
Bir kollektif şirket mukavelesi akdolunmaksızın, şirketin nevini gösterir bir kaydı ihtiva etmese bile müşterek bir unvan altında üçüncü şahıslarla muameleye girişilmesi veya onlara karşı haksız bir fiil işlenmesi halinde de aynı hüküm caridir.
İKİNCİ KISIM
ORTAKLAR ARASINDAKİ MÜNASEBET

A) MUKAVELE SERBESTLİĞİ
MADDE 159 – Ortakların birbiriyle olan münasebetlerinde, mukaveledeki hükümler ve mukavelede hüküm olmıyan hallerde, bu kısımdaki maddeler mahfuz kalmak şartiyle, 136 ilâ 145 inci maddeler tatbik olunur.
B) ŞİRKETİN İDARESİ
I – İDARE İŞLERİNİN KİME AİT OLDUĞU
1. UMUMİ OLARAK
MADDE 160 – Ortaklardan her biri ayrı ayrı şirketi idare hak ve vazifesini haizdir. Şu kadar ki; şirket mukavelesiyle veya ortakların ekseriyeti ile idare işleri, ortaklardan birine veya birkaçına yahut hepsine verilebilir.
Ticari mümessiller ve diğer ticari vekiller hakkındaki hükümler mahfuzdur.
2. AZİL
a) MUKAVELE İLE TAYİN HALİNDE
MADDE 161 – İdare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamıyacağı gibi kendisi azil dahi olunamaz. Ancak, muhik sebepler mevcutsa, ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile idare hak ve vazifesi tahdit veya nez’olunabilir. Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idare iktidarsızlık gibi haller, muhik sebep sayılır.
b) ORTAKLAR KARARI İLE TAYİN HALİNDE
MADDE 162 – İdare işleri, şirket mukavelesi yapıldıktan sonra ittihaz edilen bir kararla bir ortağa verilmişse o ortak, ortakların ekseriyeti ile azledilebilir. Ekseriyet hâsıl olmadığı takdirde, idare işlerine bakan ortağın şirket mukavelesi hükümlerini ihlâl ettiği iddiasıyla her bir ortak azil için mahkemeye müracaat edebilir.
3. İDARE İŞLERİNDE YALNIZ BAŞINA VEYA BİRLİKTE HAREKET
MADDE 163 – Şirket işlerinin idaresi, ortaklıkların hepsine veya birkaçına verilmiş ise bunların herbiri yalnız başına salâhiyetlidir. Bununla beraber şirketi idare ile mükellef olan ortaklardan bazısı, yapılacak bir işin, şirketin menfaatlerine uygun olmadığını beyan edecek olursa idare hak ve vazifesini haiz diğer ortaklar ekseriyetle o işi yapabilirler.
Şirket işlerinin idaresi kendilerine verilmiş ortakların birlikte hareket etmeleri şirket mukavelesinde yazılı ise, ortakların gecikmede tehlike görülen haller müstesna olmak üzere her işte anlaşmaları gerekir. Anlaşmadıkları takdirde keyfiyet ortaklar umumi heyetine tevdi ve heyetçe verilecek karara göre hareket edilir.
4. DİĞER ORTAKLARIN İTİRAZI
MADDE 164 – İdare işleri şirket mukavelesiyle bir ortağa verilmişse bu ortak, diğer ortakların itiraz ve muhalefeti vâkı olsa bile, hileye müstenit olmamak şartiyle şirketin idaresi için gereken muameleleri yapabilir.
II – İDARE İŞLERİNİN ŞÜMULÜ
MADDE 165 – Şirketin idaresine giren hususlar, şirket maksat ve mevzuunu elde etmek için icrası gereken mûtat muamele ve işlerden ibarettir. Şirketi idare edenler şirket menfaatine uygun gördükleri işlerde sulh, feragat ve kabul ile tahkime dahi salâhiyetlidirler. Şu kadar ki; teberruda bulunmak ve şirket mevzuuna girmiyorsa gayrimenkulleri satmak, satınalmak ve teminat olarak göstermek gibi mûtat iş ve muameleler dışında kalan hususlarda ortakların ittifakı şarttır.
III – FAİZ VERME BORCU
MADDE 166 – Bir ortak şirketten ödünç aldığı veya şirket hesabına bir yerden tahsil eylediği parayı, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, vâde gününden veya mümkün olan en kısa zamanda tediye ve teslim etmiyecek olursa bu vâdenin veya zamanın geçmesinden itibaren kanuni faizi dahi vermeye mecbur olur.
C) MURAKABE
MADDE 167 – Bir ortak idare salâhiyetini haiz olmasa dahi şirket işlerinin gidişi hakkında bizzat bilgi edinmek ve şirketin evrak ve defterlerini incelemek ve bunlara göre kendisi için şirketin mali durumunu gösterecek birhesap varakası tanzim etmek hakkını haizdir. Buna aykırı mukavele hükümsüzdür.
D) KARARLAR
MADDE 168 – Mukavelenin her ne suretle olursa olsun değiştirilmesine dair olan kararlar ittifakla, diğer kararlar ise şirket mukavelesinde aksine hüküm olmadıkça, bütün ortakların ekseriyeti ile verilir.
E) KAR VE ZARAR
I – HESABIN TESBİTİ
MADDE 169 – İdare işlerini gören kimse, şirketin hesap yılı sonundaki bilânçosunu esas ittihaz ederek kâr ve zarar hesabını tanzim ve ona göre her ortağın payını tâyin ve tesbit eder.
Ortaklar, kâr ve zarardan kendilerine düşen miktarın tâyinini şirket mukavelesiyle yahut sonradan ittihaz edecekleri kararla içlerinden birine veya bir üçüncü şahsa bırakabilirler. Bu ortak veya üçüncü şahsın bu hususta vereceği kararın hakkaniyet kaidelerine aykırı olmaması şarttır. Bu kararın öğrenilmesinden itibaren üç ayın geçmesi, kâr payının tamamen veya kısmen alınması yahut başka bir kimseye devredilmesi zararın ödenmesine başlanması gibi açık veya zımni kabulü gösteren hallerde; itiraz hakkı düşer.
Kâr ve zararın taksimine dair olan karar hakkaniyet kaidelerine aykırı görüldüğü takdirde mahkemece iptal olunur. Bu halde kâr ve zararın taksimi hakkında Borçlar Kanununun 523 üncü maddesi hükmü tatbik olunur.
II – ALACAĞI İSTEME HAKKI
MADDE 170 – Her ortak, hesap yılı sonunda tahakkuk eden kârdan kendisine düşen payı, şirkete ödünç verdiği paranın ve eğer kararlaştırılmış ise koyduğu sermayenin faizlerini, şirket mukavelesi gereğince hak ettiği ücreti ve şayet kanun ve mukavele hükümlerince yıl sonu bilânçosu yapılmamış ise bunun yapılmasını ve yapılmış bilânçoya göre kâr payı tesbit edilmiş değilse bunun tesbitini şirketten istemek ve alacaklarını almak hakkını haizdir.
Bu madde ile ortağa tanınmış olan salâhiyetleri kaldırma veya daraltma neticesini doğuran bütün mukavele şartları hükümsüzdür.
III – ZARAR PAYI
MADDE 171 – Ortaklar ittifakla karar vermedikçe hiçbiri ortak, sermayesinden eksilen kısmı tamamlamıya zorlanamaz.
Sermayeden eksilen kısım, aksine karar yoksa, ileride hâsıl olacak kâr paylariyle telâfi olunur.
F) REKABET YASAĞI
I – ESAS
MADDE 172 – Bir ortak, âzalarından bulunduğu şirketin yaptığı ticari işler nev’inden bir işi, diğer ortakların muvafakati olmaksızın kendi veya başkası hesabına yapamıyacağı gibi aynı nevi ticari işlerle meşgul bir şirkete mesuliyeti tahdidedilmemiş ortak sıfatiyle de giremez.
Yeni kurulan bir şirkete giren ortağın, daha önce kurulmuş diğer bir şirketin de mesuliyeti tahdidedilmemiş âzasından olduğunu diğer ortaklar bildikleri halde evvelki şirketten ilişiğinin kesilmesi hususu aralarında açıkça kararlaştırılmazsa, bu hali kabul etmiş sayılırlar.
II – AYKIRI HAREKET
MADDE 173 – Bir ortak yukariki hükme aykırı hareket edecek olursa, şirket, kendisinden tazminat istemekte, veya tazminat yerine o ortağın kendi namına yaptığı işleri şirket namına yapılmış saymakta, üçüncü şahısların hesabına yapmış olduğu işlerden doğan menfaatlerin şirkete bırakılmasını istemekte serbesttir. Bu hususlardan birinin tercihi diğer ortaklara aittir. Bu hak, bir muamelenin yapıldığının yahut ortağın diğer bir şirkete girdiğinin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde muamelenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl sonra müruruzamana uğrar.
Yukarıki hükümler, hakları ihlâl edilen ortakların, şirketiin feshini istemek haklarına halel getirmez.
ÜÇÜNCÜ KISIM
ŞİRKETİN VE ORTAKLARIN ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARLA OLAN MÜNASEBETLERİ

A) ŞİRKETİN MEVCUDİYETİ
MADDE 174 – Kollektif şirket ticaret siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanır. Aksine mukavele üçüncü şahıslara karşı hükümsüzdür.
B) TEMSİL
I – TEMSİL SALAHİYETİNİN KİME AİT OLDUĞU
MADDE 175 – Şirketi ortaklara ve üçüncü şahıslara karşı temsil salâhiyet ve vazifesi, tescil ve ilân edilen mukavelede aksine hüküm olmadıkça, 160 ncı madde gereğince şirket işlerini idare hak ve vazifesini haiz olanlara aittir.
II – ŞÜMULÜ
MADDE 176 – Şirketi temsile salâhiyetli olan kimse, şirketin gayesine dâhil olan her nevi iş ve hukuki muameleleri şirket namına yapmak ve şirketin unvanını kullanmak salâhiyetini haizdir. Bu salâhiyeti tahdit eden her şart, hüsniniyetle hareket eden üçüncü şahıslara karşı hükümsüzdür.
Ancak şirket mukavelesinin tescil ve ilân edilmiş olan kısmına göre şirketin ilzam edilebilmesi için mütaaddit ortakların imzası şart kılınmışsa, bu şart, üçüncü şahıslara karşı da muteberdir.
III – HÜKÜMLERİ
MADDE 177 – Şirketi temsil salâhiyetini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni olarak şirket namına yapılmış olan muamelelerden dolayı, şirket alacaklı ve borçlu olur.
Bir ortağın şirkete ait vazifelerini ifa dolayısiyle işlediği haksız fiillerden şirket de doğrudan doğruya mesuldür.
C) ŞİRKET ALACAKLILARININ VAZİYETİ
I – ORTAKLARIN ŞAHSİ MESULİYETİ
MADDE 178 – Ortaklar, şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsilen ve bütün malları ile mesuldürler.
Şirkete yeni giren kimse, girme tarihinden evvel meydana gelmiş olsa bile şirketin borçlarından, diğer ortaklara birlikte müteselsilen ve bütün malları ile mesuldür.
Yukarıki fıkralara aykırı olarak mukaveleye konan şartlar, üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade etmez.
II – MESULİYETİN DERECESİ
MADDE 179 – Şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket mesuldür. Şu kadar ki; şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket her hangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dâva açılabilir ve takip yapılabilir.
Yukarıki hükümler, ortakların şahsi mallarına ihtiyati haciz koymaya mâni değildir. Bu fıkra hükmünce konulmuş bulunan ihtiyati hacizler hakkında İcra ve İflâs Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında derpiş edilen müddet, birinci fıkranın ikinci cümlesi hükmünce ortağa karşı dâva veya takibe başlama salâhiyetinin doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bununla beraber, ihtiyati haciz zabıt varakasının tebliğinden itibaren kanuni müddet içinde şirkete karşı takibe veya dâvaya başlanmadığı takdirde ihtiyati haciz düşer.
III – İLAM
MADDE 180 – Yalnız şirket aleyhine alınmış olan ilâm, şirket hakkındaki takip semeresiz kalmadıkça veya şirket her hangi bir sebeple sona ermiş olmadıkça ortaklar hakkında icra edilemez.
İcra emrinin şirkete tebliğine rağmen borç ödenmediği takdirde alacaklı şirketle birlikte ortakların veya bazılarının da doğrudan doğruya iflâsını istiyebilir.
IV – İFLAS
1. ŞİRKETİN İFLASI
MADDE 181 – Şirketin iflâsı halinde; şirket alacaklıları alacaklarını almadıkça, ortakların şahsi alacaklalırı şirket mallarına müracaat edemezler.
2. ŞİRKETİN VE ORTAKLARIN İFLASI
MADDE 182 – Şirketin iflâsı, ortakların iflâsını gerektirmez. Ancak depo kararına rağmen para yatırılmadığı takdirde alacaklı depo kararının ortaklara veya içlerinden bazılarına da tebliğini ve muktezasını yerine getirmedikleri takdirde şirketle birlikte iflâslarına karar verilmesi mahkemeden talebedebilir. Bu hakkını kullanmamış olan alacaklının, şirket masasından alacağını tamamen alamaması halinde ortakları iflâs yoliyle dahi ayrıca takip hakkı mahfuzdur.
Ortakların mallarına gerek âdi takip gerek iflâs yolu ile müracaat olunursa bunların şahsi alacaklıları ile şirket alacaklıları arasında bir tekaddüm ve imtiyaz hakkı yoktur. Ancak şahsi alacaklılar arasında kanunen rüçhan hakkı olanların hakları mahfuzdur.
3. ORTAKLARIN HAKLARI
MADDE 183 – Şirketin iflâsı halinde ortaklar, koydukları sermaye ve işlemekte olan faizler için masaya giremezler. Ancak işlemiş faizlerle ücretler ve şirket lehine yaptıkları masraflar için her hangi bir alacaklı gibi masaya girebilirler.
V – TAKAS
MADDE 184 – Şirkete borçlu olan kimse bu borcunu ortaklardan birinde olan alacağı ile takas edemez.
Bir ortak da şahsi alacaklısına olan borcunu şirketin aynı şahıstaki bir alacağı ile takas edemez.
Buna mukabil şirketin bir alacaklısı aynı zamanda ortaklardan birinin şahsi borçlusu ise 179 ve 182 nci maddeler gereğince ortağın şirket borcunan dolayı şahsen takip edilebildiği andan itibaren gerek şirket alacaklısı ve gerek ortak takas hakkını haizdirler.
DÖRDÜNCÜ KISIM
ŞİRKETİN İNFİSAHI VE ORTAKLARIN AYRILMASI

A) İNFİSAH
I – SEBEPLERİ
1. UMUMİ OLARAK
MADDE 185 – Kollekif şirketler, 195 nci madde hükmü mahfuz olmak üzere Borçlar Kanununun 535 ve 536 ncı maddelerinde ve aşağıda yazılı sebeplerle infisah eder:
1. Konkordato ile neticilenmiş olsa bile şirketin iflâsı;
2. Şirket sermayesinin tamamı veya üçte ikisi zayi olup da tamamlanmasına veya geri kalan kısmı ile iktifaya ortaklarca karar verilmemiş olması;
3. Şirketin diğer bir şirket ile birleşmesi;
4. Tescil ve ilân 157 nci maddede gösterilen müddet içinde veya sonra yapılmamışsa, aradan ne kadar müddet geçmiş olursa olsun ortaklardan her hangi birinin talebi üzerine ve noter marifetiyle diğer ortaklara münasip bir mehli havi ihtarname gönderilmiş olmak şartiyle mahkemece feshe karar verilmiş olması;
5. 196 ncı madde hükmü mahfuz olmak üzere ortaklardan birinin iflâsı.
2. İSTİSNALAR
MADDE 186 – Şirket mukavelesinden muayyen bir veya birkaç sebebe munhasır olmaksızın umumi olarak fesih sebeplerinden her hangi birinin vücudu halinde şirketin infisah etmiyeceğine dair olan şart muteber değildir. Ancak kanunun âmir hükümlerine muhalif olmamak kaydiyle muayyen bazı fesih sebeplerinin şirketin infisahını mucip olmıyacağı şirket mukavelesinde kabul olunabilir.
3. MUHİK SEBEPLER
MADDE 187 – Haklı sebep, şirketin kuruluşunu mucip olan fiili veya şahsi mülâhazaların şirket maksadının husulünü imkânsız kılacak veya güçleştirecek surette ortadan kalkmış olmasıdır; hususiyle:
1. Bir ortağın, şirketin idare işlerinde veya hesaplarının tanzimi hususunda şirkete ihanet eylemiş olması;
2. Bir ortağın kendisine düşen esas vazife ve borçları yerine getirmemesi;
3. Bir ortağın şahsi menfaatleri uğrunda şirketin ticaret unvanını veya mallarını suistimal etmiş olması;
4. Bir ortağın, uğradığı daimi bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için lüzumlu olan kabiliyet ve ehliyetini kaybetmesi;
gibi haller haklı sebeplerdendir.
Bu maddenin 1, 2, 3 sayılı bentleri gereğince fesih sebebi meydana getirmiş olan ortağın dava hakkı yoktur.
4. HUSUSİ HALLER
a) SERMAYE KOYMA BORCUNUN YERİNE GETİRİLMEMESİ
MADDE 188 – Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesinden dolayı fesih dâvası açabilmek için önce ortağa noter vasıtasiyle münasip mehli havi bir protesto gönderilmek lâzımdır.
b) KARİNE
MADDE 189 – Mukavelede yazılı müddetin sona ermesinden sonra işlere devam etmek suretiyle zımmen uzatılmış bulunan veya müddeti bir ortağın hayatı ile tahdit edilmiş olan şirketler, muayyen olmıyan müddet ile kurulmuş sayılırlar.
5. ORTAKLARIN ŞAHSİ ALACAKLARININ VAZİYETİ
a) ŞİRKET MÜDDETİNİN UZATILMASI HALİNDE İTİRAZ HAKKI
MADDE 190 – Şirket müddetinin uzatılması hakkında ortaklarca ittihaz olunan karara, ortaklardan herhangi birinin şahsi alacaklısı tarafından itiraz olunabilir.
İtirazda bulunabilmek için alacaklının ilâm veya o mahiyetteki vesikaya yahut katileşmiş icra takibine dayanması ve uzatma kararının ilânı tarihinden itibaren on beş gün içinde itirazın noter vasıtasiyle tebliği için notere müracaat edilmesi şarttır. Müddetinde bu itiraz yapılmamışsa itiraz hakkı düşer.
Müddetin uzatılması hakkındaki karar tescil ve ilân edilmemiş ise alacaklı her zaman bu karara itiraz edebilir.
b) HACİZ VE ŞİRKETİN FESHİNİ İSTEME HAKKI
MADDE 191 – Bir ortağın şahsi alacaklısı, borçlunun şahsi mallarından ve kanunun 145 inci maddesi gereğince şirketteki kar payından alacağını alamazsa, tasfiye sonunda borçlu ortağa düşecek paya haciz koydurmaya ve altı ay önce ihbar etmek ve hesap yılı sonu için hüküm ifade etmek şartiyle, şirketin feshini istemeye salahiyetlidir.
Mahkemece feshe karar verilmezden önce şirket veya diğer ortaklar borcu öderlerse, fesih davası düşer.
II – HÜKÜMLERİ
1. TESCİL VE İLAN
MADDE 192 – Şirketin infisahı halinde ortaklar keyfiyeti tescil ve ilân ettirmekle mükkelleftirler. İflâs sebebiyle şirketin infisahı halinde bu mükellefiyet iflâs memuruna aittir.
Şirketin feshi bir ortağın ölümünden ileri gelmişse tescil ve ilân dilekçesi, ölünün mirascılariyle birlikte bütün ortaklar, mirascıların iştiraki mümkün olmıyan veya güç olan hallerde sağ kalan ortaklar tarafından verilir.
2. ORTAKLARIN İDARE HAKLARININ SONA ERMESİ
MADDE 193 – Şirketi idareye salâhiyetli olanlar, infisah halindeki şirket nam ve hesabına muamele yapamazlar; aksi takdirde bu muamelelerinden müteselsilen ve hudutsuz olarak mesul olurlar. 194 üncü madde hükümleri mahfuzdur.
Fesih keyfiyeti usulen tescil ve ilân edilmedikçe bütün ortakların üçüncü şahıslara karşı mesuliyetleri devam eder.
3. MUVAKKAT İDARE
MADDE 194 – Bir ortağın hacir altına alınması veya iflâsına karar verilmesi halinde, Borçlar Kanununun 537 nci maddesi hükmü tatbik olunur.
B) ORTAKLARIN ŞİRKETTEN AYRILMASI
I – HALLER
1. BİR ORTAĞIN ÖLÜMÜ
MADDE 195 – Şirket mukavelesinde şirketin ölen ortağın mirascılariyle devam edeceğine dair hüküm yoksa, mirascılarla diğer ortakların ittifakla verecekleri karar üzerine şirket aralarında devam edebebilir. Mirascılar veya içlerinden biri şirkette kalmaya razı olmazlarsa, diğer ortaklar ölen ortağın payı üzerindeki miras hisselerini razı olmayan mirascılara vermek suretiyle onları şirketten çıkarır ve şirkete devam edebilirler. Sağ kalan ortaklardan birinin şirketin devamına razı olmaması sebebiyle ittifak hâsıl olamadığı takdirde şirket infisah eder.
Şirketin, ölen ortağın mirascılariyle diğer ortaklar arasında kollektif şirket olarak devam edeceği hakkında şirket mukavelesinde hüküm varsa, mirascılar kollektif sıfatiyle şirkete devam edip etmemekte serbesttirler. şirketten devamını isterlerse diğer ortaklar kabule mecburdurlar. Ancak, kollektif sıfatiyle şirkette kalmak istemiyen mirascı varsa, ölen ortağın payından kendisine düşen miktar ile komanditer olarak şirkete kabul edilmesini teklif edebilir. Diğer ortaklar bu teklifi kabule mecbur değillerdir. Mirascılar şirkete kollektif ortak veya komanditer olarak dâhil olup olmıyacaklarını ortağın ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde şirkete bildirmeye mecburdurlar. Keyfiyetin şirkete bildirilmesine kadar, mirascılar şirkette komanditer olarak kalmış sayılırlar. Bu müddet içinde beyanda bulunmamış olan mirascılar müddetin hitamından itibaren kollektif ortak sıfatını iktisap ederler.
2. BİR ORTAĞIN İFLASI
MADDE 196 – Ortaklardan birinin iflâsı halinde, müflis ortak şirketten çıkarılabilir. Bu takdirde şirket diğer ortaklar arasında devam eder ve müflisin payı, masaya ödenir. Şu kadar ki; mukavele ile ortakların bu hakkı kaldırılabilir.
3. HAKLI SEBEPLER
MADDE 197 – Bir ortağın şahsına ait sebeplerden dolayı şirketin feshinin istenebileceği hallerde ve mukavelede hüküm bulunduğu takdirde diğer ortakların ekseriyeti, onun şirketten çıkarılması suretiyle şirketin devamına karar verebilirler.
Bu kararın noter marifetiyle tebliğinden itibaren üç ay içinde, çıkarılan ortak tarafından iptali diğer ortaklara karşı dâva edilmediği takdirde bu karar kesinleşir.
4. FESHİN İHBARI
MADDE 198 – Müddeti belli olmıyan şirketlerde ortaklardan biri feshi ihbar ettiği takdirde diğer ortaklar feshi kabul etmiyerek ortağı çıkarıp şirketin kendi aralarında idamesine karar verebilirler.
Yukardaki fıkra hükmü, bir ortağın şahsi alacaklısının 190 veya 191 inci maddeler gereğince itiraz veya fesih hakkını kullanması hallerinde de caridir. Bu takdirde şirketin idamesine dair verilen karar alacaklıya tebliğ edilir ve borçlu ortak hesap yılı sonunda şirketten çıkarılır.
5. İKİ KİŞİLİK ORTAKLIKTA
a) MUHİK SEBEPLER
MADDE 199 – Yalnız iki kişiden ibaret bir kollektif şirkette, ortaklardan birinin şirketten çıkarılmasını gerektiren haklı sebepler mevcut ise, diğer ortağın talebi üzerine mahkeme fesih ve tasfiyeye hükmetmeksizin şirkete ait bütün iş ve muameleleri ve şirketin mevcudunu alacak ve borçları ile beraber dâvacı ortağa terk ve tahsise ve ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. Bu halde, çıkarılan ortak hakkında 204 üncü madde hükmü tatbik olunur.
b) DİĞER SEBEPLER
MADDE 200 – İki kişiden ibaret olan bir şirkette ortaklardan birinin şahsi alacaklısı, 190, 191 ve 198 inci maddelere göre haiz olduğu itiraz veya fesih hakkını kullanır veya ortaklardan biri iflâs ederse, diğer ortak, 199 uncu madde hükümlerinden faydalanabilir.
II – HÜKÜMLER
1. TESCİL
MADDE 201 – Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması halinde, ortaklar keyfiyeti tescil ve ilân ettirmekle mükelleftirler.
Bir ortağın ölümü halinde 192 nci maddenin 2 nci fıkrası tatbik olunur.
Bir ortağın şirketten çıkarılması ve çıkması üçüncü şahıslara karşı ancak tescil ve ilân tarihinden itibaren muteber olur.
Çıkan veya çıkarılan ortak, keyfiyetin tescil ve ilân tarihine kadar vukubulan şirket muamelelerinden üçüncü şahıslara karşı mesuldür.
2. AYRILAN ORTAĞIN PAYI
a) HESAP TARZI
MADDE 202 – Şirketten çıkarılan veya çıkan ortağın payı, mukavelede aksine hüküm yoksa, çıkmanın talebolunduğu veya ortağın çıkarılığı tarihteki şirket mevcudu esas tutularak tâyin olunur.
b) ÖDEME TARZI
MADDE 203 – Çıkarılan veya çıkan ortak, yukardaki madde gereğince tâyin olunan payını şirketten ancak nakden alabilir.
c) ÖDEME ZAMANI
MADDE 204 – Çıkarılan veya çıkan ortağın 202 nci maddede yazılı esaslara göre tâyin edilecek payı, mukavelede gösterilen tarihte ve mukavelede hüküm yoksa ayrılmadan sonra ilk yapılacak bilânço zamanında ödenir.
Çıkarılan veya çıkan ortak ayrılma tarihinden önce girişilen işler tasfiye edilmedikçe şirketteki sermaye payını alamaz.
d) TAMAMLANMAMIŞ İŞLER
MADDE 205 – Çıkarılan veya çıkan ortak, ayrılmadan önce başlamış olan işlerin doğrudan doğruya neticeleri olan hak ve borçlara iştirak eder.
Çıkarılan veya çıkan ortak, evvelce başlanmış işlerin kalan ortaklar tarafından faydalı sayılacak surette tamamlanmasına ve bir sonuca bağlanmasına engel olamaz. Şu kadar ki; bahsolunan işlerin derhal tasfiyesi kabil olmadığı takdirde çıkan veya çıkarılan ortak, her hesap yılı sonunda o yıl içinde bitirilen işlerin hesaplarını ve cari muamelelerin o zamanki vaziyeti hakkında bilgi verilmesini istiyebilir.
BEŞİNCİ KISIM
TASFİYE

A) UMUMİ HÜKÜMLER
I – MUKAVELE SERBESTİSİ
1. ESAS
MADDE 206 – Şirket mukavelesinde başka hükümler bulunmıyan hallerde tasfiye bu kısımdaki hükümlere göre yapılır.
2. ORTAKLARIN KARARLARINA RİAYET MECBURİYETİ
MADDE 207 – Tasfiye memurları, tasfiye zamanında ortakların tasfiyeye mütaallik ittifakla verdikleri kararlara göre hareket ederler.
Tasfiye memumurlarının tâyini ve azli veya onlara verilecek talimatla ilgili kararlara iştirak hakkı, bir ortağın iflâsı halinde iflâs idaresine, ölümü halinde mirasçılara ve hacir altına alınması halinde kanuni mümessile aittir. Mirasçılar bu hususta ittifakla bir mümessil tâyin ederler. İttifak hâsıl olmadığı takdirde mümessilin tâyini mahkemeye aittir.
Ortaklarla tasfiye memurları arasında çıkan ihtilâflar, basit muhakeme usulüne göre incelenir. Tasfiye memurları ve ortaklar dinlenir. Kararın en kısa bir zamanda verilmesi lâzımdır. Bu husustaki kararlar katidir.
II – HÜKMİ ŞAHSİYETİN DEVAMI
MADDE 208 – Tasfiye haline giren şirket, ortaklarla olan münasebetlerinde dahi tasfiye sonuna kadar ve ehliyeti 232 nci madde hükmü mahfuz kalmak kaydiyle, tasfiye gayesiyle mahdut olarak hükmi şahsiyetini muhafaza ve ticaret unvanını (Tasfiye halinde) ibaresini ilâve suretiyle kullanmakta devam eder.
III – İFLAS
MADDE 209 – Bir kollektif şirketin tasfiye halinde bulunması, iflâsına engel olmaz.
IV – ŞİRKET ALACAKLILARININ RÜÇHAN HAKKI
MADDE 210 – Kollektif şirket alacaklılarının şirket malları üzerinde ortakların şahsi alacaklarına karşı haiz oldukları rüçhan hakları, şirketin infisahından sonra dahi devam eder.
B) TASFİYE MEMURLARI
I – UMUMİ OLARAK
MADDE 211 – İflâstan başka hallerde bir kollektif şirketin tasfiyesi, tasfiye memurlarına aittir.
II – SEÇİM VE TAYİN
MADDE 212 – Tasfiye memurları şirket mukavelesiyle, şirketin devamı sırasında veya infisahından sonra ortakların ittifakiyle seçilir.
Birinci fıkra hükümlerine uygun olarak bir tasfiye memuru seçilmemişse, bütün ortaklar veya bunların kanuni mümessilleri tasfiyeye memur sayılır. Bununla beraber ortaklardan birinin talebi üzerine ait olduğu mahkeme tasfiye halindeki şirket için bir veya bir kaç tasfiye memuru tâyin eder. Mahkeme lüzum görürse dilekçeyi tebliğ ederek diğer ortakları dinleyebilir.
Gerek ortakların seçecekleri gerek mahkemenin tâyin edeceği tasfiye memurlarının ortaklardan veya üçüncü şahıslardan olması caizdir.
III – AZİL
1. TASFİYE MEMURU OLAN ORTAKLAR
a) İNFİSAHTAN ÖNCE TAYİN OLUNANLAR
MADDE 213 – Tasfiye memurları şirket mukavelesiyle veya infisahtan önce ortaklarca verilen bir kararla ortaklar arasından seçilmişlerse, diğer ortakların ittifakiyle azledilebilirler; ittifak olmadığı takdirde, ortaklardan her hangi birinin talebi üzerine haklı sebeplerden dolayı mahkemece azlolunabilirler.
Azil dâvası infisahdan önce dahi açılabilir.
b) İNFİSAHTAN SONRA TAYİN OLUNANLAR
MADDE 214 – İnfisahtan sonra ortaklar arasında seçilen tasfiye memurları, diğer ortakların ittifakiyle azledilebilirler. İttifak olmadığı takdirde ortaklardan her hangi birinin talebi üzerine haklı sebeplerden dolayı mahkemece azlolunabilirler.
2. ORTAK OLMIYAN TASFİYE MEMURLARI
MADDE 215 – Ortak olmıyan tasfiye memurları, şirket mukavelesi veya sonradan verilen bir kararla yahut şirketin infisahından sonra seçilmiş olsalar bile, herhalde ortakların ittifakiyle azlolunabilirler. İttifak hâsıl olmadığı takdirde, ortaklardan her hangi birinin talebi üzerine haklı sebeplerden dolayı mahkemece azlolunabilirler.
Azil dâvası infisahdan önce dahi açılabilir.
3. MAHKEMECE TAYİN OLUNAN TASFİYE MEMURLARI
MADDE 216 – Yukarıki madde hükmü, mahkemece tâyin edilen tasfiye memurlarının azli hakkında da caridir.
IV – MUAMELE TARZI
1. BİRLİKTE HAREKET
MADDE 217 – Şirket mukavelesi veya sonradan ittihaz olunan kararla tasfiye işlerini yalnız başına idareye mezun kılınmamış olan tasfiye memurları birlikte hareket ederler.
Yalnız başına harekete mezun iseler, keyfiyet usulü dairesinde tescil ve ilân olunur.
2. TEVKİL
MADDE 218 – Bir tasfiye memuru vazifesini diğer bir tasfiye memuruna veya üçüncü şahıslara devredemez. Şu kadar ki, bazı muayyen iş ve muameleleri ifa için tasfiye memurları içlerinden birini veya bâzılarını yahut başka bir şahsı tevkil edebilirler.
3. TEMSİL
MADDE 219 – Tasfiye halinde bulunan şirketi mahkemelerde ve hariçte temsil salâhiyeti tasfiye memurlarına aittir.
Tasfiye memurları şirket için faydalı gördükleri takdirde sulh, feragat, kabul ve tahkime ve hususiyle hakem seçmeye dahi salâhiyetlidirler ve zaruret halinde yeni muameleler de yapabilirler.
Tasfiye halinde bulunan kollektif şirket namına tanzim olunan bütün evrak ve senetlerin “Tasfiye halinde bulunan filân şirketin tasfiye memurları” ibaresi ilâve edilmek suretiyle tasfiye memurları tarafından imzalanması şarttır.
Bir tasfiye memurunun vazifesini ifa dolayısiyle işlediği haksız fiillerden şirket dahi mesuldür.
4. YALNIZ BAŞINA HAREKET
MADDE 220 – Üçüncü şahıslar tarafından yapılacak teklif, icap, ihbar, ihtar ve tebliğ gibi beyanların tasfiye memurlarından yalnız birine karşı ifası kâfidir.
Şirketin menfaatleri için tehlike umulan hallerde hususiyle kanun yollarına gidilmesinde tasfiye memurları tek başlarına hareket edebilirler.
5. SALAHİYETLERİN GENİŞLETİLMESİ VEYA DARALTILMASI
MADDE 221 – Tasfiye memurlarının kanunen haiz oldukları salâhiyetler, ortaklar tarafından ittifakla veya haklı sebebe dayanılarak mahkemece verilen karar ile daraltılıp genişletilebilir.
Tescil ve ilân olunmadıkça salâhiyetlerin daraltılması, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslar hakkında hükümsüzdür.
V – TESCİL VE İLAN
MADDE 222 – Tasfiye memurlarının tâyin, tebdil ve azilleriyle haiz oldukları salâhiyetlere dair şirket mukavelesinin hükümleri ve ortaklar veya mahkeme tarafından verilen kararlar tescil ve ilân olunur.
VI – ÜCRET
MADDE 223 – Ortaklar arasından seçilen tasfiye memurları, mukavelede veya sonradan verilmiş bir kararda tesbit edilmediği takdirde, ücret alamazlar.
Ortak olmıyanlardan tâyin edilen tasfiye memurları, ücret kararlaştırılmasa bile mahkemece halin icabına göre takdir edilecek münasip bir ücret istiyebilirler.
VII – MESULİYET
MADDE 224 – Kanun, şirket mukavelesi veya iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek üçüncü şahısları veya ortakları zararlandıran tasfiye memurları kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak mesul tutulurlar.
Tasfiye memurları, tâyin ve istihdam ettikleri kimselerin kanun, şirket mukavelesi veya iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlere aykırı hareketlerinden dolayı da Borçlar Kanununun 100 üncü maddesi hükmünce gerek üçüncü şahıslara gerekse ortaklara karşı müteselsil olarak mesuldürler.
Bu dâvalar, dâvacının zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren iki yılda ve her halde zararı doğuran fiilden itibaren beş yılda müruruzamana uğrar. Şu kadar ki, zararı doğruran fiil bir suç teşkil ettiği ve Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun bir müruruzamana tâbi olduğu takdirde tazminat dâvasına da o müruruzaman tatbik olunur.
C) TASFİYE İŞLERİ
I – MUHAFAZA TEDBİRLERİ
MADDE 225 – Tasfiye memurları, tasfiye halinde bulunan şirketin bütün mal ve haklarının muhafazası için basiretli bir iş adamı gibi gerekli tedbirleri almakla ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa zamanda bitirmekle mükelleftirler.
II – DEFTER TUTMA MÜKELLEFİYETİ
1. BAŞLANGIÇ ENVANTERİ VE BİLANÇOSU
DDE 226 – Tasfiye memurları, önceden seçilmişlerse şirketin infisahını, ve sonradan ortaklarca seçilmiş veya mahkemece tâyin olunmuşlarsa seçim ve tâyinlerini mütaakıp şirket işlerini gören kimseleri davet ederek onlarla birlikte, gelmedikleri takdirde yalnız başlarına şirketin mali vaziyetini gösteren bir envanter ile bir bilânço tanzim ederler. Tasfiye memurları lüzum görürlerse şirket mallarına değer biçmek için eksperlere müracaat edebilirler. Tanzim olunan envanter ile bilânço, tasfiye memurlarının huzuriyle şirket işlerini idare edenler tarafından imzalanır.
Envanter ve bilânçonun imzasından sonra, tasfiye memurları infisah halinde bulunan şirketin envanterde yazılı bütün malları ile evrak ve defterlerine el koyarlar.
2. DEFTERLER
MADDE 227 – Tasfiye memurları tasfiye muamelelerinin selâmetini sağlamak için gereken defterleri tutmakla mükelleftirler.
3. SON BİLANÇO
MADDE 228 – Tasfiye sonunda, tasfiye memurları ortakların mukavele veya kanun hükümlerine göre sermaye ile kâr ve zarardaki paylarını ve diğer haklarını gösteren bir bilânço tanzim ederek ortaklara tebliğ ile mükelleftirler. Ortaklar bir ay içinde mahkemeye müracaatla itiraz etmezlerse, bilânço katîleşmiş olur. Bundan sonra ortaklar, kendilerine düşen payları almaktan kaçındıkları takdirde tasfiye memurları bu payları her ortağın namına ayrı ayrı 235 inci maddede gösterilen bankalardan birine yatırırlar.
4. SAKLAMA MECBURİYETİ
MADDE 229 – Tasfiyenin sonunda evrak ve defterlerin saklanması hakkında 68 inci madde hükmü tatbik olunur.
III – TASFİYENİN GAYESİ
MADDE 230 – Tasfiye memurları, şirketin devamı zamanında başlanmış olup da henüz neticelendirilmemiş olan iş ve muameleleri tamamlamaya, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmeye, şirketin alacaklarını tahsile ve mevcut mallarını paraya çevirmeye kısaca, sâfi mevcudu elde etmeye yarıyan bütün iş ve muameleleri yapmaya mecburdurlar.
IV – YENİ İŞLER
1. ESAS
MADDE 231 – Tasfiye memurları tasfiyenin icaplarından olmıyan yeni bir muamele yapamazlar. Aksi takdirde bu türlü muamelelerden dolayı ortaklara karşı müteselsilen mesuldürler.
2. İSTİSNA
MADDE 232 – Tasfiye memurları, şirketin mevzuunu teşkil eden muamelelere, her halde ortakların ittifakiyle, feshe mahkemece karar verilmiş olan hallerde ortaklar ittifak edemezlerse mahkemenin tasvibiyle muvakkat olarak devam edebilirler.
V – MALLARIN PARAYA ÇEVRİLMESİ
1. AYRI AYRI SATIŞ
MADDE 233 – Tasfiye memurları infisah halinde şirkete ait menkulleri halin icabına göre ya artırma suretiyle veya pazarlıkla satabilirler. İttifakla verilen bir kararla ortaklar başka bir satış şeklini tesbit etmedikleri takdirde gayrimenkuller ancak İcra ve İflâs Kanunu hükümleri dairesinde açık artırma yoliyle satılabilir.
İlgililer arasında küçüğün veya hacir altına alınmış bir kimsenin bulunması bu hükmün tatbikına mâni olmaz.
2. TOPTAN SATIŞ
MADDE 234 – Ortaklar ittifakla karar vermedikçe tasfiye memurları şirket mallarını toptan satamazlar.
3. PARANIN YATIRILMASI
MADDE 235 – Tasfiye memurları, tasfiye sırasında elde edilen paraların bin liradan fazlasını, Merkez Bankasına ve Merkez Bankası bulunmıyan yerlerde muteber bir bankaya şirket adına yatırmaya mecburdurlar.
VI – BORÇLARIN ÖDENMESİ
MADDE 236 – Tasfiye halinde bulunan bir kollektif şirketin vâdesi henüz gelmemiş olan borçlarını tasfiye memurları iskontonun tenzili suretiyle derhal ödemeye ve alacaklılar da bu ödeme tarzını kabule mecburdurlar.
VII – ORTAKLARIN MUNZAM ÖDEMELERİ
MADDE 237 – Bir kollektif şirketin mevcudu borçlarının tamamına yetmediği takdirde, kalan borçların ödenmesini sağlamak için tasfiye memurları ortaklara müracaat edebilirler.
VIII – TASFİYE BAKİYESİNİN DAĞITILMASI
1. MUVAKKAT ÖDEMELER
MADDE 238 – Tasfiye memurları, alacaklıların ve ortakların ilerde tahakkuku muhtemel olan hak ve alacaklarına yetecek miktarı alıkoymak şartiyle mevcut parayı muvakkat olarak ortaklar arasında dağıtabilirler.
2. SON DAĞITMA
MADDE 239 – Şirketin sâfi mevcudu, esas mukaveleye veya sonradan verilecek karara göre tasfiye memurları tarafından dağıtılır. Mukavelede aksine hüküm veya ortakların kararı olmadığı halde dağıtma para olarak yapılır.
IX – ORTAKLARIN KONTROL HAKKI
1. BİLGİ İSTEME HAKKI
MADDE 240 – Tasfiye memurları, ortaklara, tasfiye işlerinin vaziyeti hakkında her zaman bilgi ve istedikleri takdirde bu hususta imzalı bir vesika vermeye mecburdurlar.
Tasfiye memurları tasfiyenin sonunda tasfiye iş ve muamelelerine dair ortaklara hesap vermeye mecburdurlar.
2. DEFTERLERİ İNCELEME HAKKI
MADDE 241 – Tasfiye memurları, talep üzerine şirkete ve tasfiyeye ait olan bütün defterleri ve evrakı tasfiye muamelesinin yapıldığı yerde ortaklara göstermeye mecburdurlar. Ortakların bu defter ve evraktan suret almalarına tasfiye memurları mâni olamazlar.
X – TASFİYENİN SONU
MADDE 242 – Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi için keyfiyet tasfiye memurları tarafından ticaret siciline tescil ve ilân ettirilir.

go-backNEWGERİ

Üste Git